Aman Doktor Canım Gülüm Doktor

14 Mart yine geldi. Takvim yaprakları bize “Tıp Bayramı” diyor. Sağlık çalışanlarına teşekkür etme günü… En azından teoride. Pratikte ise malum. Bir yanda hastane koridorlarında sabaha kadar nöbet tutanlar, diğer yanda “randevu var mı?” diye telefona sarılanlar…

Bir yanda hayat kurtarmaya çalışan hekimler, hemşireler, paramedikler, laborantlar. Diğer yanda sistemin içinde bir türlü iyileşmeyen kronik ağrılar.

Bizde bir deyim vardır hepiniz bilirsiniz; “Doktora çıkmak.” Eskiden bu söz biraz da çekinerek söylenirdi. İnsan doktora çıkarken bir umut taşırdı; “Şifa bulacağız” diye. Şimdi hâlâ umut var elbette ama önce randevu bulma egzersizi, sonra koridorda bekleme terapisi, ardından da “Hocam size kolay gelsin” diyerek muayene odasına girme ritüeli…

Ama bütün bu hengâmenin ortasında bir gerçek var!
Bu ülkenin sağlık çalışanları gerçekten fedakâr insanlar.

Gece üçte acil serviste hayat kurtaran doktor…
Sabaha karşı hastanın ateşini kontrol eden hemşire…
Laboratuvarda kimsenin adını bile bilmediği testleri yetiştirmeye çalışan laborant…
Ambulansın içinde zamana karşı yarışan paramedik…

Kısacası sağlık sistemi dediğimiz büyük makinenin görünür görünmez bütün dişlileri.

Şarkılar bile bunu söylemiş aslında. Yıllar önce bir türkü “Aman doktor, canım gülüm doktor” diye seslenmiş. O türküdeki yakarış biraz da bizim halimizi anlatır gibi. Çünkü insanın başı sıkışınca ilk aklına gelen yine doktordur.

Bizim aradığımız şey çok daha basit. Sağlıklı bir sistem ve kıymeti bilinen sağlık çalışanları.

Hele bir de şu meşhur söz var!
“Giderlerse gitsinler.”

İşte o sözün tam tersini söylemek lazım bugün,
Gitmesinler!!!
Çünkü giderlerse gerçekten halimiz harap.

Bir ülkenin doktoru, hemşiresi, ebesi, teknisyeni, laborantı mutlu değilse; o ülkenin sağlık sistemi de sağlıklı değildir. Bu kadar basit bir teşhis.

Tıp Bayramı, sadece kutlama günü değil aslında. Biraz da aynaya bakma günü. Sağlık çalışanlarının neden yorulduğunu, neden bazen bavul topladığını, neden bazen “ben de insanım” demek zorunda kaldığını düşünme günü.

Ama her şeye rağmen şunu da söylemeden geçemeyeceğim.
Bu ülkenin sağlık çalışanları, bütün zorluklara rağmen işlerini yapmaya devam ediyor.

Belki biraz yorgun, belki biraz kırgın…
Ama hâlâ görev başındalar.

O yüzden bugün onlara kızmak, yüklenmek ya da sistemi onların omzuna bırakmak yerine hep beraber şunu söyleyelim;

İyi ki varsınız.

14 Mart Tıp Bayramı kutlu olsun.