banner112
banner105
banner47

“İnanmasam kabul etmezdim”

Tarihinin en kötü dönemlerini yaşayan Eskişehirspor’da yeni göreve başlayan Teknik Direktör Cengiz Seçsev, takımı bu zorlu ve karanlık süreçten çıkartmak adına adeta şehrin umudu haline geldi. Çalıştırdığı hemen her takımda başarılı olan deneyimli teknik adam, ayağının tozuyla ilk röportajını Haberes dergisine verdi. Söyleşimize başlamadan önce çıkmış olduğu bu zorlu yolda başarılar diledik. Bu röportajımız  kendisi için uğurlu geldi. ES ES Cengiz Seçsev yönetiminde 34 maç aradan sonra galibiyetle tanıştı.  

-Sayın hocam çok zor bir süreçte göreve geldiniz, öncelikle başarılar diliyoruz. Yolunuz açık olsun. Eskişehir’de futbol camiası sizi yakından tanıyor ama yine de sizi Cengiz Seçsev’in ağzından tanımak istiyoruz. Seçsev kimdir, günlük yaşamında nasıl bir insandır?

9 Haziran 1965 tarihinde Eskişehir’de doğdum. İbrahim Hakkı ve Müzeyyen çiftinin 5 çocuğundan biriyim. İlk orta ve lise öğrenimimi Eskişehir’de tamamladım. Daha sonra girdiğim üniversite sınavlarını kazanmama rağmen o yıl Malatyaspor’a transfer oldum. En büyük tutkum olan futbolu tercih edince yükseköğrenime devam etme fırsatı bulamadım.  35 yıllık evliyim. Futbolun dışındaki günlük yaşamımı ise genellikle 30 yaşındaki evli olan kızım Cansu, 23 yaşında oğlum İbrahim Can ve 35 yıllık hayat arkadaşım Gülden ile mutlu ve huzurlu bir şekilde geçiriyorum.   

-Futbola nasıl başladınız, hangi kulüplerde oynadınız?

Annem küçük yaşlarda asker yani subay olmamı çok istedi ama içimdeki futbol sevgisi hep ağır bastı. Kendimi hatırladığım günden beri meşin yuvarlağın peşinden koşuyorum. Mahalle aralarında hep kendimden büyük ağabeylerim arasında futbol oynadığım için erken geliştim. Atatürk Lisesi birinci sınıfta okurken Liselerarası müsabakalarda şampiyonluk yaşadım futbola solaçık mevkide başladım. Gol kralı oldum. Daha sonra Türkiye Liselerarası Türkiye Şampiyonası’na katıldık. Oradan dönüşte Demirspor ve Eskişehirsporlu yöneticilerden ilk ciddi teklifleri aldım. Okul takımındaki Demirsporlu arkadaşlarımın da etkisiyle Demirspor’a imza attım. İlk yılımda Demirspor’un hem genç hem amatör hem de A Takım formalarını aralıksız giydim. 6 sezon Demirspor’da oynadıktan sonra sırasıyla 4 sezon Malatyaspor, 7 sezon Kahramanmaraşspor’da futbol yaşantıma devam ettim.  Her iki takımda şampiyonluk yaşayarak Süper Lig’de 4 sezon oynadım ve Kahramanmaraşspor’da futbol hayatımı noktaladım.   

Futbolculuk yaşamınızı noktaladıktan sonra Teknik Direktörlüğe nasıl başladınız ve hangi kulüpleri çalıştırdınız?

Futbolu bıraktıktan sonra bir süre ticaretle uğraştım. Ancak eşimin sık sık dile getirdiği “Cengiz sen futboldan geliyorsun bence bildiğin işi yapmalısın” şeklinde önerileri ve büyük desteği ile antrenörlük yaşamıma başladım. Antalya’da A kursunu bitirince Yozgatspor’da Eskişehirspor’un eski kalecisi, değerli arkadaşım Alptuğ Urgancı ile teknik direktörlüğe adım attım. Sonraki yıllarda sırasıyla Bileciksspor, Eyüpspor, Esk. Şekerspor, Eskispor, Kütahyaspor, Tavşanlı Linyit, Bugsaşspor, Tarsus İdmanyurdu, Niğdespor, Batmanspor ve Düzcespor olmak üzere şimdiki TFF 1. Lig, 2. Lig ve 3. Lig’de toplam 25 yıl hocalık yaptıktan sonra yolum en büyük ideallerimden biri olan Eskişehirspor’la birleşti. Bu arada Tavşanlı Linyitspor ve Niğdespor’u şampiyon olarak bir üst lige taşıdım. Kaderim mi bilemiyorum, çoğunlukla düşme potasındaki takımlardan davet aldım ve hep başarılı oldum.  Kariyerimde şu ana kadar hiçbir kulübü küme düşürmedim.

Bir de Avrupa’da bile henüz rastlanmamış bir rekorunuzdan bahsediliyor. Acaba bu rekor nedir?

TFF 1. Lig’de Tavşanlı Linyitspor’u çalıştırdığım dönemde Bucaspor ile deplasmanda karşı karşıya geldik. İlk yarıda rakip takımın santraforu Emre Güral’ın attığı 2 gol ile soyunma odasına 2-0 mağlup girdik.  İçeride tam bir ölüm sessizliği yaşanıyordu. Kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Herkes benim bağıracağımı çağıracağımı bekliyordu. Ben konuşmama son derece sakin ve yumuşak bir üslupla onlara bu maçı kazanacağımıza yürekten inanıyorum sözleriyle başladım. Kendilerinin de en az benim kadar inanmalarını istedim. Tek tek hepsiyle konuştum ve hiç değişiklik yapmadan aynı 11’i sahaya sürdüm. İkinci yarıda sahada apayrı bir takım vardı. Tam da beklediğim gibi goller yağmur gibi yağmaya başladı.  Hakem son düdüğü çaldığında tabela 7-2 galibiyetimizi gösteriyordu. İkinci 45 dakikada 7 gol atmıştık. Çocukların o andaki mutluluğunu gözlerindeki sevinci asla unutamam. O gün bütün takım inancın ne kadar önemli ne kadar büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu gördü.  İşte ilk yarıyı 2-0 kaybedip ikinci yarıda 7 gol atan bir takıma Avrupa’da bile o gün bugün hâlâ rastlanmamış.  

Çok klasik bir tabirdir; elinizi taşın altına soktunuz ama siz aslında elinizi değil bütün gövdenizi taşın altına soktunuz.  Çok kötü yönetilen, maddi ve manevi olanakları sınırlı, üstelik pandemi nedeniyle en büyük gücü olan taraftar desteğinden de yoksun bir Eskişehirspor’da başarılı olacağınıza inanıyor musunuz?

Kolay görevlerin insan yaşamına pek katkısı olmadığını ancak zorluk ve güçlüklerin insana büyük değerler kattığına inanan biriyim. Eskişehirspor’un içinde olduğu krizi çok yakından biliyor ve yaşıyorum. Bütün zorluklara rağmen doğma büyüme Eskişehir çocuğu olarak görevden kaçma gibi bir düşüncem söz konusu olamaz. Hiçbir koşul öne sürmeden görevi kabul ettim. Başaracağıma inanmasam böyle zor bir görevi kabul etmezdim. 

Eskişehirspor’un bu karanlık süreçten çıkabilmesi ve geçmişteki büyük başarıları yakalayabilmesi için herkesin ortak düşüncesi öncelikle radikal reformlar ve en önemlisi zaman, destek ve sabır gerekli.  Bu büyük zorlukların altından nasıl kalkacaksınız?

Sizin de sorunuzda vurguladığınız gibi öncelikli olarak zamana ihtiyacımız var. Tabi ki; önce başkanımızın yönetimimizin desteği çok önemli. Sonra da camianın ve taraftarımızın maddi ve manevi vereceği destek bu karanlık günleri geride bırakmak adına bize büyük güç verecek. Bir de genç oyuncularımıza sosyal medyadan çok acımasız ve eleştiriyi de aşan yorumlar yapılıyor. Bu konuda da taraftarlarımız mümkün olduğu kadar yapıcı ve yüreklendirici paylaşımlar yaparsa bu bize son derece olumlu yansıyacaktır. 

İsterseniz birazda özel sorulara geçelim. Mesela boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz, hobileriniz nelerdir? Fobileriniz, kendinize özgü uğurlarınız var mıdır?

Öncelikle şunu söyleyeyim bir fobim ve özel bir uğurum yok. Çok çalışmanın ve inancın başarıyı getirdiğine inananlardanım. Boş zamanlarımda özellikle günümüz futbolundaki yenilikleri içeren kitapları, başarı öykülerini ve gelişen teknolojinin futbol oyunundaki payını konu alan kitapları okurum. Pandemi öncesine kadar Ailemle birlikte sinema ve tiyatro izlemek en büyük hobilerim arasındaydı. Bir de unutmadan söyleyeyim yine pandemi öncesinde arkadaşlarımla pis yedili oynamayı çok severdim. Çünkü oyun sonunda yaptığımız karşılıklı kızdırmalar, atışmalar günlük yaşamımızdaki stresi alıp götürüyordu. 

Sizi yakından tanıyanlar çalışmayı çok sevdiğinizi, forma dağıtırken adaletli olduğunuzu özel yaşamınızda da son derece disiplinli olduğunuzu söylüyor. Bu konuda neler söylersiniz?

Bu benim çok küçük yaşlardan itibaren ailemden aldığım bir eğitim bir terbiyedir. Düzenli ve disiplinli yaşamaya küçük yaşlarda alıştım. Bu huyum rahmetli babamdan geliyor. Onun düzenli ve disiplinli yaşamı, hayat felsefesi ve öngörüleri bana hep rehber olmuştur.  Yani babam, kişiliğimin gelişmesinde de sosyal yaşamımda da benim hep rol modelim olmuştur.

Cengiz Bey bizleri kırmadınız, size çok teşekkür ederiz. Bu güzel söyleşinin son bölümünde camiaya ve taraftara neler söylemek istersiniz?

Her fırsatta söylemeye çalıştığım gibi onlardan sabır ve destek bekliyorum.  Bize olan inançlarını yitirmesinler. Şunu açık yüreklilikle söylemek isterim; duygularıma, hislerimize kapılmadan Eskişehirspor için doğru olan ne ise onu yapacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. Tek amacım zor da olsa Eskişehirspor’u şanlı mazisine ve büyüklüğüne yakışan bir başarıya Allah’ın izniyle tekrar ulaştırabilmektir. Ekibimle birlikte bu başarıyı yakalayacağımıza inanıyor, bütün camiamıza selam sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol