banner8
Öne Çıkanlar Koronaya inat yaşasın hayat yunusemre haftası çocuğa karşı cinsel taciz İrfan Özdemir şerife teyze
banner47

Bu haber kez okundu.

“Önce yurtta adalet ve vicdan!”

Yıldız, cezaevinde kendisini ziyaret eden CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’e, “3 yazım nedeniyle 3 aydır cezaevindeyim. Yazılarım sitede duruyor ama ben Sincan Cezaevi’ndeyim. Hala iddianamem yok. Dünyaya adalet dersi verenler önce kendi insanına adaletli, vicdanlı olsun” dedi. Adli yıl açılış töreninde devlet yetkililerince yapılan konuşmaları anımsatan Yıldız, “Adli yılı açarken bağımsız yargı, adalet, vicdan, hukukun üstünlüğü diyorlar. Sanki gerçeklikten kopmuşlar. Onların sözleriyle bizim yaşadıklarımız gerçek arasında uçurum var. Madem bağımsız yargı, adalet, vicdan var, o zaman ben neden buradayım? Barış, Murat, Hülya neden Silivri’de? Siz adalet, vicdan diyorsanız bizi kim tutuklatıyor? Mahkemeler artık Türk milleti adına değil iktidar, saray adına karar verdiklerini açıklasın. Çünkü Türk milleti  bu kadar vicdansız, adaletsiz değildir” dedi. Milletvekili Çakırözer, Müyesser Yıldız ve tutuklu tüm gazetecilerin bir an önce tahliye edilmesi çağrısında bulundu. CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, yazıları gerekçe gösterilerek tutuklanan Oda TV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız’ı üç aydır yattığı Sincan Cezaevi’nde ziyaret etti. Müyesser Yıldız, Çakırözer’e, bir an önce iddianamesinin hazırlanarak hakim karşısına çıkarılmasını gerektiğini söylerken, Çakırözer de Yıldız’ın derhal özgür kalmasını istedi. Çakırözer, “Müyesser Yıldız aylardır haksız, hukuksuz tutuklu. 3 ay önce sabah baskınıyla göz altına alınmıştı. Yazıları nedeniyle tutuklandı. O yazılara hala internetten erişilebiliyor, ama savcı iddianamesini hala yazmış değil.. AYM’ye yaptığı bireysel başvuru hala bekliyor. Artık bu hukuksuz tutukluluk bitmeli. İddianame derhal hazırlanarak, Müyesser Yıldız hakim karşısına çıkarılmalı ve özgür kalmalıdır” diye konuştu. Müyesser Yıldız, görüşmede adli yıl açılış töreninde yapılan konuşmaları anımsatarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Adli yılı açarken  Cumhurbaşkanı diyor ki, ‘Devlet adaletle yaşar. Biz hem kendimiz için hem de tüm insanlık için sürekli adaletin peşinde koşmalıyız.’ Sonra Yargıtay Başkanı diyor ki,  ‘Türk yargısının temel amacı halka kusursuz adalet hizmeti sunmak, adalete güveni yükseltmek ve kamu vicdanını tatmin etmektir.’ Hatta Yargıtay Başkanı ‘Türkiye’den yurtdışına hukuk ihraç etmekten, dünyaya hukuk alanında örnek olmaktan’ bahsediyor. Bu sözleri söyleyenler gerçeklikten tamamen kopmuşlar. Onların sözleriyle, bizim gerçeklerimiz arasında uçurum var. Adalet diyenlere, vicdan diyenlere soruyorum: Ben niye içerideyim? Barış Pehlivan, Murat Ağırel, Hülya Kılınç neden Silivri’de. Dünyaya adalet götürmekten bahsedenler önce yurtta adaleti, yurtta vicdanı sağlamalı. Vicdan dersi veriyoruz diyenler, önce kendi yurdumuzda kendi insanımıza karşı vicdanlı adaletli olsunlar.” Yargının bağımsızlık ve tarafsızlığını yitirmesinin Türkiye’nin en önemli meselesi olduğunu vurgulayan Yıldız, “Bu mesele sadece Müyesser Yıldız’ın meselesi değil. Türkiye’de gazeteci olsun, siyasetçi olsun, avukat olsun kim olursa olsun herkesin adil yargılandığından emin olması lazım. Ama böyle bir şey yok. Yargının bu bağımlı hali böyle sürecekse, mahkemeler kararlarını artık Türk milleti adına değil, iktidar adına, saray ya da onları o özel görevlere kim atadıysa onlar adına versinler. Ama Türk milleti adına değil. Çünkü Türk milleti asla bu kadar vicdansız, bu kadar adaletsiz değildir. Zulüm yapmaz” mesajını verdi. Tutukluluğuna yaptığı itiraza verilen red kararına ‘skandal’ denebilecek bir gerekçe yazıldığına dikkat çeken Yıldız, şöyle konuştu: “Her ay tutukluluğuma itiraz hakkım var. Ağustos itirazında hakim red kararına yeni bir gerekçe eklemiş ve ‘Şüphelilerin salıverilmesi halinde adaletin işleyişine zarar verecek  faaliyetlerde bulunma tehlikesi..’ demiş. Şimdi ben zaten üç yazı nedeniyle tutukluyum. Ben tutuksuz yargılansam, ne yapabilirim ki? Elimdeki kalemim dışında neyim var? Herhalde beni Trump ya da Merkel ile karıştırıyorlar. Çünkü bu ülkede gerçekten adaletin işleyişine zarar veren faaliyetleri onlar ve Türkiye’deki muhatapları yapıyor. Ve bunu açık açık da söylüyorlar, kimi istiyorlarsa Erdoğan’a söyleyerek mahkemelerce bıraktırdıklarını söylüyorlar zaten.” AİHM Başkanı Roberto Spano’nun Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret konusunda da değinen Yıldız “Hatırlarım biz Ergenekon kumpas davalarında yine böyle cezaevinde zorla yatırılırken o dönem de sanırım AİHM Başkanı gelmişti. AİHM’e giden dava yükü azalsın diye bireysel başvurunun yolu açılmıştı o dönemlerde. Ama aynı zamanda cezaevine kumpasla atılanların yaşadığı haksızlığı, hukuksuzluğu daha da uzatan bir süreçti bu.  Ayrıca bireysel başvuru yolunu açtık da ne oldu? AİHM kararlarını uygulamayan ülkelerin başındayız” dedi.  Yıldız, “AİHM Başkanı şunu sorabilecek mi merak ediyorum: ‘Madem 90. Maddeyi koydunuz. AİHM kararları öncelikli hale geldi. O zaman niye yerine getirmiyorsunuz o kararların gereğini? Niye hala gazeteciler tutuklu? Niye adil yargılanma hakkı tanınmıyor?’” değerlendirmesinde bulundu. CHP Eskişehir Milletvekili Çakırözer de, Müyesser Yıldız’ın iddianamesinin bir an önce tamamlanarak hakim karşısına çıkarılmasını ve özgürlüğüne kavuşmasını istedi. Silivri Cezaevi’nde tutuklu gazeteciler Barış Pehlivan, Hülya Kılınç ve Murat Ağırel’in 9 Eylül’de görülecek ikinci duruşmalarını da anımsatan Çakırözer, “Müyesser 3 aydır, onlar 7 aydır haksız, hukuksuz cezaevindeler. Hepsi için derhal özgürlük ve adalet istiyoruz. Türkiye gazetecisini, siyasetçisini, hak savunucusunu zindanlarda çürüten ülke olma ayıbından derhal kurtulmalı” dedi. Üç aydır Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Oda TV Ankara Haber Müdürü gazeteci Müyesser Yıldız iddianamesinin bir an önce hazırlanarak mahkeme karşısına çıkarılmak istediğini açıkladı. Yıldız, cezaevinde kendisini ziyaret eden CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’e, “3 yazım nedeniyle 3 aydır cezaevindeyim. Yazılarım sitede duruyor ama ben Sincan Cezaevi’ndeyim. Hala iddianamem yok. Dünyaya adalet dersi verenler önce kendi insanına adaletli, vicdanlı olsun” dedi. Adli yıl açılış töreninde devlet yetkililerince yapılan konuşmaları anımsatan Yıldız, “Adli yılı açarken bağımsız yargı, adalet, vicdan, hukukun üstünlüğü diyorlar. Sanki gerçeklikten kopmuşlar. Onların sözleriyle bizim yaşadıklarımız gerçek arasında uçurum var. Madem bağımsız yargı, adalet, vicdan var, o zaman ben neden buradayım? Barış, Murat, Hülya neden Silivri’de? Siz adalet, vicdan diyorsanız bizi kim tutuklatıyor? Mahkemeler artık Türk milleti adına değil iktidar, saray adına karar verdiklerini açıklasın. Çünkü Türk milleti  bu kadar vicdansız, adaletsiz değildir” dedi. Milletvekili Çakırözer, Müyesser Yıldız ve tutuklu tüm gazetecilerin bir an önce tahliye edilmesi çağrısında bulundu. CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, yazıları gerekçe gösterilerek tutuklanan Oda TV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız’ı üç aydır yattığı Sincan Cezaevi’nde ziyaret etti. Müyesser Yıldız, Çakırözer’e, bir an önce iddianamesinin hazırlanarak hakim karşısına çıkarılmasını gerektiğini söylerken, Çakırözer de Yıldız’ın derhal özgür kalmasını istedi. Çakırözer, “Müyesser Yıldız aylardır haksız, hukuksuz tutuklu. 3 ay önce sabah baskınıyla göz altına alınmıştı. Yazıları nedeniyle tutuklandı. O yazılara hala internetten erişilebiliyor, ama savcı iddianamesini hala yazmış değil.. AYM’ye yaptığı bireysel başvuru hala bekliyor. Artık bu hukuksuz tutukluluk bitmeli. İddianame derhal hazırlanarak, Müyesser Yıldız hakim karşısına çıkarılmalı ve özgür kalmalıdır” diye konuştu. Müyesser Yıldız, görüşmede adli yıl açılış töreninde yapılan konuşmaları anımsatarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Adli yılı açarken  Cumhurbaşkanı diyor ki, ‘Devlet adaletle yaşar. Biz hem kendimiz için hem de tüm insanlık için sürekli adaletin peşinde koşmalıyız.’ Sonra Yargıtay Başkanı diyor ki,  ‘Türk yargısının temel amacı halka kusursuz adalet hizmeti sunmak, adalete güveni yükseltmek ve kamu vicdanını tatmin etmektir.’ Hatta Yargıtay Başkanı ‘Türkiye’den yurtdışına hukuk ihraç etmekten, dünyaya hukuk alanında örnek olmaktan’ bahsediyor. Bu sözleri söyleyenler gerçeklikten tamamen kopmuşlar. Onların sözleriyle, bizim gerçeklerimiz arasında uçurum var. Adalet diyenlere, vicdan diyenlere soruyorum: Ben niye içerideyim? Barış Pehlivan, Murat Ağırel, Hülya Kılınç neden Silivri’de. Dünyaya adalet götürmekten bahsedenler önce yurtta adaleti, yurtta vicdanı sağlamalı. Vicdan dersi veriyoruz diyenler, önce kendi yurdumuzda kendi insanımıza karşı vicdanlı adaletli olsunlar.” Yargının bağımsızlık ve tarafsızlığını yitirmesinin Türkiye’nin en önemli meselesi olduğunu vurgulayan Yıldız, “Bu mesele sadece Müyesser Yıldız’ın meselesi değil. Türkiye’de gazeteci olsun, siyasetçi olsun, avukat olsun kim olursa olsun herkesin adil yargılandığından emin olması lazım. Ama böyle bir şey yok. Yargının bu bağımlı hali böyle sürecekse, mahkemeler kararlarını artık Türk milleti adına değil, iktidar adına, saray ya da onları o özel görevlere kim atadıysa onlar adına versinler. Ama Türk milleti adına değil. Çünkü Türk milleti asla bu kadar vicdansız, bu kadar adaletsiz değildir. Zulüm yapmaz” mesajını verdi. Tutukluluğuna yaptığı itiraza verilen red kararına ‘skandal’ denebilecek bir gerekçe yazıldığına dikkat çeken Yıldız, şöyle konuştu: “Her ay tutukluluğuma itiraz hakkım var. Ağustos itirazında hakim red kararına yeni bir gerekçe eklemiş ve ‘Şüphelilerin salıverilmesi halinde adaletin işleyişine zarar verecek  faaliyetlerde bulunma tehlikesi..’ demiş. Şimdi ben zaten üç yazı nedeniyle tutukluyum. Ben tutuksuz yargılansam, ne yapabilirim ki? Elimdeki kalemim dışında neyim var? Herhalde beni Trump ya da Merkel ile karıştırıyorlar. Çünkü bu ülkede gerçekten adaletin işleyişine zarar veren faaliyetleri onlar ve Türkiye’deki muhatapları yapıyor. Ve bunu açık açık da söylüyorlar, kimi istiyorlarsa Erdoğan’a söyleyerek mahkemelerce bıraktırdıklarını söylüyorlar zaten.” AİHM Başkanı Roberto Spano’nun Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret konusunda da değinen Yıldız “Hatırlarım biz Ergenekon kumpas davalarında yine böyle cezaevinde zorla yatırılırken o dönem de sanırım AİHM Başkanı gelmişti. AİHM’e giden dava yükü azalsın diye bireysel başvurunun yolu açılmıştı o dönemlerde. Ama aynı zamanda cezaevine kumpasla atılanların yaşadığı haksızlığı, hukuksuzluğu daha da uzatan bir süreçti bu.  Ayrıca bireysel başvuru yolunu açtık da ne oldu? AİHM kararlarını uygulamayan ülkelerin başındayız” dedi.  Yıldız, “AİHM Başkanı şunu sorabilecek mi merak ediyorum: ‘Madem 90. Maddeyi koydunuz. AİHM kararları öncelikli hale geldi. O zaman niye yerine getirmiyorsunuz o kararların gereğini? Niye hala gazeteciler tutuklu? Niye adil yargılanma hakkı tanınmıyor?’” değerlendirmesinde bulundu. CHP Eskişehir Milletvekili Çakırözer de, Müyesser Yıldız’ın iddianamesinin bir an önce tamamlanarak hakim karşısına çıkarılmasını ve özgürlüğüne kavuşmasını istedi. Silivri Cezaevi’nde tutuklu gazeteciler Barış Pehlivan, Hülya Kılınç ve Murat Ağırel’in 9 Eylül’de görülecek ikinci duruşmalarını da anımsatan Çakırözer, “Müyesser 3 aydır, onlar 7 aydır haksız, hukuksuz cezaevindeler. Hepsi için derhal özgürlük ve adalet istiyoruz. Türkiye gazetecisini, siyasetçisini, hak savunucusunu zindanlarda çürüten ülke olma ayıbından derhal kurtulmalı” dedi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol