banner97
banner47

Eskişehir'e 22 Milyarlık yatırım

Sizce AK Parti iktidarı döneminde Eskişehir’e yapılan en büyük yatırım hangisidir? Yaklaşık 18 yıllık iktidar döneminde kentimize yapılan yatırımlar hakkında bilgi verir misiniz?

AK Parti döneminde Eskişehir’e çok önemli yatırımlar yapıldı. Bu yatırımların bugün için toplamı, yaklaşık 22 milyar lira olmuştur. Bu rakam Eskişehir Büyükşehir Belediyesi bütçesinin 22 katı tutarındadır. En başta gelen, YHT hatlarıdır. Şehir Hastanesi, Yunus Emre Devlet Hastanesi, Millet Bahçesi, Kütüphane, Dede Korkut Parkı, Adliye Binası, Yeni Stadyum, Demiryollarının yer altına alınması gibi birçok örnek sayabiliriz.

Sizce Eskişehir’in en büyük sorunu nedir? Kentin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Trafik sıkışıklığı, şehir içi ulaşım problemi ve yeni imar alanlarının açılmaması en önemli sorundur. Ancak, bugün kötü ve beceriksiz yönetim nedeniyle, sorun olmaması gereken uygulamalar bile sorun olmaktadır. Örneğin, yeterli damacana olmadığından, Kalabak Suyunun dağıtılamaması gibi. Bu yönetim anlayışı devam ederse Eskişehir, giderek köhneleşen, fakirleşen, modern şehircilik anlayışındaki gelişmelere ayak uyduramayan, kimsenin iş yapmak istemediği, enerjisi tükenmiş, kısır bir kent durumuna doğru hızlıca gitmektedir.

AK Parti Eskişehir merkezindeki yerel seçimlerde neden başarılı olamıyor? Bunda Yılmaz Büyükerşen faktörü önemli mi?

Bunun birçok nedeni var. Öncelikle Eskişehirli seçmene, kendimizi yeterince anlatamıyoruz. Dolayısıyla burada özeleştiri yapıyoruz. Eskişehirli hemşerilerimiz, adaylarımızı yeterince tanıyamıyor ve bu sebeple de oy vermekten imtina ediyorlar. Biz hem projelerimizi doğru ve yeterli bir şekilde aktarabilirsek ve hem de adaylarımız, vatandaşlarımızın tanıdığı, bildiği, güvendiği kişiler olduğunda ve seçmenimizin gönlüne girebilmeyi başardığı takdirde, bütün belediyeleri rahat bir şekilde alabiliriz. Bu açıdan, rakiplerimizin kim olduğu ve ne yaptığı, çok da önemli değil.

Eskişehir’e yatırımların gelmesi konusunda CHP’li belediyelerle uyumlu çalışıyor musunuz?

Açık olmak gerekirse, bu konuda, öteden beri problem var. Bizler gerek milletvekillerimizle, gerek teşkilatımızla, gerek meclis üyelerimizle şehrimizin yararına olacak bütün projeleri destekliyoruz. Hattâ geçen ay yapılan, Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında şehrimize, DSİ’nin Sakaryabaşı’ndan içme ve kullanma suyu getirilmesi için yaptığı projeye, biz destek verdik. Gerçekleşmesine yardımcı olduk. Ancak, mevcut belediye yönetimleri, gereksiz bir kompleks içindeler. Hükümet icraatlarını öne çıkarmama gayreti var ve bu nedenle bizden destek almak istemiyorlar. Özellikle Sayın Büyükerşen, her şeyi sadece kendisi biliyormuş gibi davranarak, Hükümetimizden sağlanabilecek katkıların önünü kapatıyor.

Eskişehir’e yapılan bürokrat atamalarına müdahil oluyor musunuz?

AK Parti İl Başkanı olarak, partimizi ve hükümetimizi yerelde temsil ediyorum. Dolayısıyla, hükümet icraatlarının ve parti politikalarının, hayata geçirilmesinde, kurumlar arasındaki uyum konusunda, gözlemci durumundayım. Bakanlarımızla, Milletvekillerimizle, Valimizle istişare ederek, bu işleyişin en iyi şekilde sağlanması konusunda gayret ediyoruz.

Önceki Vali Özdemir Çakacak’ın gitmesinde etkiniz oldu mu?

Konuyu kişiselleştirmek doğru değil. Bu soruyu bir önceki soru içerisinde cevapladığımı düşünüyorum.

Harun Karacan ile Nabi Avcı-Emine Nur Günay ikilisinin aralarının iyi olmadığı herkes tarafından biliniyor. Onları barıştırmak için bir çabanız oldu mu? Bu konuda bir çözüm olacak mı?

Milletvekillerimiz, genel merkezimizin kendilerine verdiği görevleri yapmaktalar. Bu görevlerin gereği olarak, kendi sorumluluk alanlarında çalışmalarını yapıyorlar. Milletvekillerinin asli görevi, TBMM çalışmalarına katılmak ve kanuni düzenlemelerin yapılmasına vesile olmaktır. Bu çalışmalarında, parti grubumuzun getirdiği kanun tekliflerinde ve tasarılarında, her zaman aynı oyu kullandıklarına göre, bir problem yoktur. Bununla birlikte, herkesin vizyonu, hayat tarzı, karakteri, kişisel tercihleri, iş yapma biçimi farklıdır. Bu farklara bakarak, mesele varmış gibi yansıtmak doğru değildir.

AK Parti’nin genel seçimlerde hep başarılı olmasının nedeni ne?

Bu konuyu çok geniş bir şekilde ele almak mümkündür. Ancak özet olarak ifade etmek gerekirse: AK Parti, Milletimizin bağrından çıkan ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kurularak, Türkiye’yi makûs talihinden kurtaran, statükolardan sıyrılarak gelişmeyi, geleneklerden kopmadan, yaşadığımız çağın gereklerine uygun olarak ilerlemeyi sağlayan, değişime açık, milletin değerlerine saygılı, kucaklayıcı, samimi bir hizmet hareketidir. AK Parti, mazlumların ve mağdurların sesi olarak, yalnızca Türkiye’nin değil, bütün Türk ve İslam Coğrafyasının ümidi, ümmetin dirilişi ve gözbebeği olmuştur. Ayrıca AK Parti, değişimin, dönüşümün, yeniliklerin, gelişmenin partisidir. AK Parti Teşkilatlarında görev yapan herkes, milletimize hizmet etmeyi, kendilerine gaye edinmişlerdir ve bu idealler doğrultusunda, var gücüyle çalışmaktadır. AK Parti, muhafazakâr demokrat kimliğiyle uyguladığı politikalar vasıtasıyla, her kesimin takdirini kazanmakta ve her seçmenden oy almaktadır. Bu nedenle çok başarılı olmaktadır. Dolayısıyla bu vizyonu gören, bu samimiyeti gören vatandaşlarımız, AK Parti’ye gönül vermiştir. Mevcut durumda, bu aynen devam etmektedir. Aldığımız oy oranları, en yakın rakibimizin iki katıdır. Diğer taraftan AK Parti’nin başarıları, Türkiye dışına taşmıştır ve birçok ülkede ve üniversitelerde tez konusu olarak ele alınmaktadır. Özellikle Avrupa Birliği ve bu birliğe bağlı öne çıkan ülkelerde, defalarca raporlanan bir başarıdan bahsediyoruz.

Siz uzun yıllar Balkan Göçmenleri Federasyonu Genel Başkanlığı yaptınız. Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Başkanı Prof. Dr. Ahmet Uysal’ın “Balkan göçmenleri Türk değildir, Türkleştirilmiştir” sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu arkadaş nasıl profesör olmuş bilemiyorum ama konuyu yanlış biliyor. Balkan Göçmenleri, 1466 yılından itibaren Karamanoğlu Beyliği’nin Osmanlı Devletine dahil edilmesinden sonra, Batı Trakya’ya gönderilen Oğuz Türklerinin Avşar Boylarındandır. Ayrıca, Türkiye ve Türklerin yükselmesi ve gelişmesi, ilerlemesi için çalışan, katkı veren ve kendini Türkiye sevdalısı olarak tanımlayan herkes, milliyetine bakılmaksızın Türk’tür. Bu tür ayrımcı ve ötekileştirici söylemler, son derece yanlıştır. Sakarya doğumlu olan bu arkadaşın, kendi kökenine inildiğinde, belki o da bir Balkan Göçmeni olabilir. Bir bilim insanının, bilgi eksikliği ve basiret eksiliği içinde olması da ibret vericidir.

Siyaset dışında hobileriniz nelerdir? Fobiniz var mı?

Hobilerim; Futbol oynamak ve bahçe işleriyle uğraşmak. Fobim, CHP’nin Türkiye’de iktidar olması!

En sevdiğiniz yemek hangisidir? Hangi tür müzikten hoşlanırsınız? En son okuduğunuz kitap hangisidir?

Yemek ayırmam. Güzel yapılan, lezzetli olan ve güzel sunulan her yemeği severek yerim.

Size bazı isimler sayacağım. Bu isimleri birkaç kelimeyle tarif eder misiniz? Recep Tayyip Erdoğan, Harun Karacan, Nabi Avcı, Emine Nur Günay, Yılmaz Büyükerşen, Utku Çakırözer, Jale Nur Süllü, Arslan Kabukçuoğlu, Metin Nurullah Sazak, Ahmet Ataç, Kazım Kurt.

Recep Tayyip Erdoğan: Vizyonu, zekâsı, aklı, cesareti ve kararlı duruşuyla, müthiş bir lider.

Harun Karacan: Sosyal yönü güçlü, başarılı bir iş insanı.

Nabi Avcı: Bilge insan, bilgi hazinesi, nezaket sahibi, uyumlu bir hoca.

Emine Nur Günay: Azimli, çalışkan, kibar, nazik, konusuna hakim, sevecen, mütevazi bir hanımefendi.

Yılmaz Büyükerşen: Her şeyi sadece ben bilirim diyen, eleştiriye açık olmayan megaloman biri.

Utku Çakırözer: Gazetecilikle, milletvekilliğini karıştırıyor olsa da gayretli.

Jale Nur Süllü: Yılmaz Beyin yıldızlarından.

Arslan Kabukçuoğlu: Doktorluğu, milletvekilliğinden daha iyi biri.

Metin Nurullah Sazak: Köklü bir aileden gelen ve kendi parti tabanında sevilen bir isim.

Ahmet Ataç: Hiçbir icraatı olmadan sadece tebessüm ile süreç yürüten…

Kazım Kurt: Hukukçuluğu ve Milletvekilliği Belediye Başkanlığına tercih edilen…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol