banner8
Öne Çıkanlar Yoğun bakım Eskişehir Türk Ocağı Eskişehir Tepebaşı Kaymakamı Eskişehir Acıbadem Hastanesi Mayıs 2020
banner47

Bu haber kez okundu.

İŞ DÜNYASINA YETERİ  KADAR SAHİP ÇIKILMADI

Eskişehir Rumeli Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği nasıl kuruldu? Kurulmasındaki amaç neydi? Rumelili olmayanlar üye olabiliyor mu?

Derneğimiz, aynı il sınırları içinde yaşayan Rumeli Göçmenlerinin birbirlerine sahip çıkarak, Atatürk’ün bize emanet ettiği topraklarda, çağdaş medeniyetler seviyesine yükseltmek amacıyla oluşturulmuştur. Rumeli Göçmenleri olarak aynı hedef için birlikte yürüdüğümüzde oluşturacağımız birliğin gücünden, hedeflerimizin de ilerisinde projeler, işbirlikleri çıkacak ve şehrimize sanayisiyle, ticaretiyle, eğitim anlayışıyla daha verimli daha inançlı, daha doğru geleceklere emanet edeceğiz. Rumeli kökenli 12 arkadaşımızın ortak çalışması ile Aralık 2015 de kurulmuş olup, Ocak 2016 da onay almıştır. Kökenlerinde Rumelilik olmayanlar Tüzüğümüzün 23.maddesine göre derneğimize üye olamıyorlar.

Başkanlığınız döneminde yaptığınız çalışmalar ve projeler hakkın bilgi verir misiniz?

Öncelikle dernek üyelerimizin İş-Kur, KOSGEP, AR-GE, CE, TSE, ISO 9001, vb. konularda bilgilendirilmesi ve özellikle ticari desteklerden yararlandırılması önceliğimiz oldu. Rumelilikte önemli günlerde ve konularda bilgilendirme toplantıları yapıldı ve 3.yıl içinde uluslararası çalışmalara başlanıldı.  İlk etapta Bulgar Türk İş Adamları Derneği BULTİŞ ile kardeş dernek olunarak karşılıklı ithalat, ihracat çalışmaları için adımlar atıldı. Karşılıklı ziyaretler yapıldı. 2. Aşamada ise Kuzey Makedonya-Arnavutluk-Kosova ile bağlantılar kuruldu ve özellikle Kuzey Makedonya da Bakanlar düzeyinde çalışmalara başlanıldı.  Kuzey Makedonya Başbakan Yardımcısı Sadullah Duraki, Sanayi Bakanı HisenXhemaili, Başbakanlık Genel Sekreteri Lirim Shabani’nin de bulunduğu ortak görüşmeler yapıldı. Arnavutluk’a bağlı Elbasan Belediye Başkanı GledianLllatjaile yatırımlar üzerine görüşme yapıldı. Bu arada Türkiye de bulunan Rumeli İş İnsanları Dernekleri ile görüşmelere başlanıldı, ortak iş birliği, ortak etkinlikler için. Mart 2020 de yapılması planlanan Eskişehir Endüstri Fuarına Balkan Ülkelerinden geniş katılım sağlandı, Balkan Ülkelerinden birkaç şehrin Kardeş Şehir olması için kararlar alınması sağlandı. Fakat Corona nedeni ile bu etkinlikler zorunlu olarak ertelendi. Özellikle Corona gelişmeleri nedeni ile konferanslarımızı Online Zoom üzerinden yaparak, her hafta bir konuşmacı ile gerek yalnız üyelerimize, gerek ise iş dünyasının katılımı ile bilgilendirme ve eğitimler ile sürdürüyoruz çalışmalarımızı. Bu çalışmalarımızın çok verimli geçtiğini gördük ve sürekli olarak da sürdürmek istiyoruz.

Yapmayı çok isteyip de gerçekleştiremediğiniz proje oldu mu?

Yönetim Kurulu arkadaşlarımızla yapmak istediğimiz birkaç proje var. Özellikle karşılıklı imalat ve ticaret hacmini geliştirmek, Eskişehir’in Avrupa’ya açılışta Balkanlardan ara kapı olarak yararlanmasını sağlamak için. Bunlar birden olmuyor tabii ki? Aşamalar ile bunları gerçekleştireceğimize inancımız sonsuzdur. Bir de ilk etapta ülkemizdeki sosyal ve siyasal gelişmeler, bu yıl da Corona olayı, çalışmalarımızda önümüze bir engel gibi çıkmış oldu.

Eskişehir iş insanlarının en büyük sorunu ne?

Sanayicimizin en büyük sorunu sanırım limanlara olan uzaklık. Yıllardır yılan hikayesine çevrildi, limanlara yapılacak bağlantı yolları. Umarım en kısa sürede gerçekleşir. Türkiye’deki Sanayici ve İş Dünyasının temel sorunu ne ise, Eskişehir Sanayi ve İş Dünyasının temel sorununun aynı olduğunu düşünüyorum.  Bir ülkede Hukuk ve Demokrasi yatırımın güvencesidir.  Yatırımlar için öncelikle ekonomik ve siyasi kararların istikrarı gerekir. Sosyal Devlet yapısının eksikliği en büyük eksikliktir. Üretim ve İstihdam politikalarının desteklenmesi gereklidir. Milyonlar ile ifade edilen yatırımlar yapılmakta, istihdam ve iş olanakları sağlanarak sanayi üretimine katkı sağlanmaktadır. Bunlar ile birlikte ülke ekonomisine büyük katkılar sağlanmaktadır. Fakat, bugüne kadar yaşadığımız krizlerde bu kurumlara, iş dünyasına yeteri kadar sahip çıkılmadı. Ayrıca, Eskişehir için büyük sermaye birikimi yoktur ve buna bağlı olarak da büyük yatırım ortaklıkları gerçekleştirilmemektedir. Eskişehir Sanayicisi kendi olanakları ile ne yapabiliyor ise onu yapmaktadır.

Koronavirüs salgını sonrasında açıklanan destek paketlerini yeterli buluyor musunuz?

Öncelik ile şunları belirtmek isterim. Corona olayını başta önemsemedik hükümet olarak, sonrasında ise arap atı gibi açıldık. Bir de ilk vaka sonrası Sağlık Bakanlığı ve Sağlık Örgütü çok özverili çalıştı. Tıp dünyasında Türkiye’nin en iyilerden olduğunu bir kez daha gösterdi. Burada Sağlık Örgütüne ne kadar teşekkür etsek azdır. Canlarını önemsemeyerek mücadeleyi sürdürdüler ve sürdürmektedirler. Dilimize, yetmez ama evet diye bir cümle yerleşmişti yıllar önce siyasi arenada. Burada da buna benzer bir oluşum yaşıyoruz. Destekler iyi, fakat yeterli değil kanısındayım. Borç erteleme, ön ödemesiz uzun vadeli borç verme, faizi ile kredileri ertelemenin yanında geçtiğimiz üç ayı destekleyecek, bu üç ayın acıları önümüzdeki dönemde çıkacağından en az altı ayı destekleyecek karşılıksız destekler verilmeliydi. Bu desteklerde en büyük koşul doğru yerlerde kullanılması olmalıydı.  Büyük sanayimizde %11, İş dünyasında %34 iş durması yaşandı. Özellikle hizmet sektörü, küçük esnaf çok etkilendi ve eve götürecek ekmek aradı. Ülkemizde birçok esnaf, akşama kadar çalışıp kazandıklarından evine ekmek götürüyordu. Bunlara yeteri kadar sahip çıkılmadı.  Yukarıda da belirtiğim gibi Sosyal Devlet bunları düşünür ve bu tür olaylarda halkına sahip çıkar. İhracat kesiminde sorunları çözmemiz, destek vermemiz gerekirken dengesiz bir şekilde ek gümrük vergileri koyduk. Ülkemize yapılan ithalatın %72 si ara malzeme olup, İhracatın %51 ise ara malzeme olarak gelip, ihracat olarak çıkmaktadır. İhracat yapan sanayicinin uluslararası rekabet gücünü azalttık, ek gümrük vergileri ile. Sonuç olarak, yapılan desteklerin yeterli olmadığını ve daha iyi desteklerin verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

 Belediyelerle diyaloglarınız nasıl?

Merkez olarak üç belediyemizle de diyaloglarımız çok iyidir. Çalışmalarımızda destek alıyoruz ve belediyelerimize de destek veriyoruz.

Eskişehir milletvekilleri sorunların çözülmesinde size yardımcı oluyor mu?

Dernek olarak ana ilkemiz Laik Türkiye Cumhuriyeti ilkelerine sahip çıkmak, siyasetten uzak olmak, siyasi taraf olmamak, marjinal gruplardan uzak olmaktır. Bugüne kadar buna çok dikkat ettik. Tüm üyelerimizin tabii ki bir siyasi, sosyal görüşü vardır. Fakat, siyasi yapılanmalar, hareketler derneğimiz çatısı altında yer almayacaktır. Eskişehir Milletvekilleri ile diyaloglarımız çok iyidir ve her zaman bize destek vermektedirler.

Üniversitelerle işbirliği yapıyor musunuz?

Evet, özellikle ESOGÜ ile KUSİ (Kamu-Üniversite-Sanayici İşbirliği) adı altında ortak çalışmalarımız bulunmaktadır. Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi ile iş birliği çalışmalarımız bulunmaktadır.

Hobileriniz neler? Fobiniz var mı?

Öncelikle hiçbir fobim yok. Fobi olarak düşünürsek, yalan-iftira-dedikodu en büyük çekincemdir. Doğayı çok seviyorum, işimden kalan zamanlarımı aileme, doğaya ve sivil toplum etkinliklerine ayırıyorum. Doğa ile doğal ürünler yetiştirmeyi, onlardan yararlanmayı ve çevremin de bunlardan yaralanması en büyük mutluluklarımdandır. Tabii ki özellikle kitap okumak en güzel hobilerimden biridir.

 En sevdiğiniz yemek ve en son okuduğunuz kitap?

Yemek ayırımım yoktur. Yenebilecek her türlü yemeği yerim. Gençliğimde en çok taze fasulyeyi severdim, bir de annemin yaptığı unlu fasulyeyi. Yine taze fasulye diyeyim. Bu arada, deniz ürünlerini ve deniz ürünleri yemeği yapmayı da çok severim. Aynı an da çok kitap okumaya çalışıyorum. Şu anda okuduklarım Can Yücel’in şiir kitapları, StefanoD’anna’nın Tanrılar Okulu, Andrew Mango’nun ATATÜRK; son dönemde okuduklarım ise Dan Brawn’ın Cehennem, Sinan Meydan’ın (Atatürk’ün Gizli Kurtuluş Planları) Parola Nuh, Dido Sotiriyu’nun Benden Selam Söyle Anadolu’ya ve Paulo Coelho’nun Simyacı adlı kitaplar. Ayrıca Sözcü Yayınevinin Filozoflar serisi kitapları da masamda ara sıra okunmak üzere durmaktadır. Arşiv kalabalık yani.

Eskişehirlilere ve üyelerinize son bir mesajınız var mı?

Bu kent bizim kentimiz. Çağdaş, nitelikli bir kent de yaşıyoruz. Eskişehir’imize sahip çıkalım ve daha iyilere taşımak için elimizden geleni yapalım. Yarın, çocuklarımız bu kente ne yaptınız böyle demesinler, bu kente neler yapmışsınız öyle desinler.  Sanayicisi, iş dünyası, üniversiteleri, esnafı, tarımı, çalışanları ile kentimizin yüksek teknolojide de daha iyi bir yer almasını sağlayalım. ESKİŞEHİR hepimizindir. Bize bu olanağı verdiğiniz için sizlere de teşekkür ederim.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol