banner8
banner47

Bu haber kez okundu.

En büyük sorunlar “yaşam” ve “sahipsizlik”

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Mehmet Ektaş

Eskişehir’in en önemli sorunu nedir?

Eskişehir halkının huzur, mutluluk ve refahına etki eden, trafik, kentsel dönüşüm, çok katlı bitişik nizam çarpık yapılaşma, sulu tarım planlaması, yan sanayi, istihdam ve gelir arttırıcı etkiler yaratacak büyük sanayi olmaması, gayri safi milli hasıladan aldığı yatırım payının düşük olması, kişi başına düşen milli gelir payının yetersizliği, düşük işçi ücretleri, Suriyeli/Afganlı göçmenler ve bununla ilintili kaçak ve kayıtsız işçi çalıştırılması, dış ilçe yolları, kuzey ve güney çevre yolu gibi birçok kronik sorunu vardır.

Ancak Eskişehir’in en önemli sorunu YAŞAM sorunudur.

Eskişehir’den işi ve aşı götüren AK Parti iktidarlarını, getirmeye çalıştıkları çevre düşmanı projelerle Eskişehir’de yaşamı tehdit etmektedirler. Daha Alpu ovasına yapılması planlanan Kömürlü termik santral konusunu kapatamadan, Günyüzü’nün dibine açılacak ikinci siyanür havuzunu iptal ettiremeden, Murat Dağında başlatılacak siyanürlü altın arama sevdasından vazgeçiremeden iktidar sahipleri şimdi de İlimizin 39 alanında 47 bin hektar alanı kapsayan maden arama ve işletme ihalesi yapılmaktadır.

Bu projelerin neden olacağı hava, toprak ve su kirliliği doğrudan yaşamı tehdit etmektedir. YAŞAM sorununun olduğu bir yerde, diğer sorunlar anlamını yitirmekte ya da en azından önemi azalmaktadır. Hiçbir hemşerimiz, çocuklarının, torunlarının çevre kirliliği temeline dayanan kanser hastalıklarıyla boğuşmasını, kötü ve hastalıklı yaşamdan kurtulmak için ata topraklarını terk etmesini arzu etmez. Öncelikli mücadelemiz, çevre karşıtı YAŞAMI tehdit eden projelerle karşı olmalıdır.

Eskişehir’in Geleceğini Nasıl Görüyorsunuz?

Yönetim anlayışının Eskişehir’e bakış açısını ve özellikle çevre düşmanı projelerde ısrarını görünce Eskişehir’in geleceğinden umut beslemek mümkün değildir. Eskişehir her ne kadar “Yaşanabilir İller Sıralamasında” başlarda yer almaktaysa da bu pozisyonunu sürdürmesini sağlayan parametreler, ekonomi ve sağlıkla ilgili olanlar değil günlük yaşamı kolaylaştıran özellikle turist ve öğrencilere hitap eden koşullardır. Eskişehir yıllardır gayrisafi milli hasıladan %1’in biraz üzerinde pay almakta, payını arttıramamaktadır. Yıllar önce sanayileşmiş kentler sıralamasında başlarda yer alırken bugün arka sıralara düşmüştür. Kısacası Eskişehir’den iş ve aş kaçmaktadır. Bu durum bir süre sonra gençlerimizin kaçması sonucunu doğuracağı gibi dışarıdan gelecek öğrenci sayısını da olumsuz etkileyecektir. İşte, pandemi günlerini yaşadığımız bu günlerde şehir ekonomisinin öğrenci harcamalarına dayalı olmasının hazin sonuçlarını yaşıyoruz. Üniversitelerde yüz yüze öğrenim sona erince, binlerce esnafımız, apart işletmecimiz, hizmet sektörü çalışanımız gelirsiz kaldı, öğrenci evlerine yatırım yapıp kira geliriyle bütçelerine destek sağlayan dar gelirli hemşerilerimiz zor duruma düştü. İlimizi bu sarmaldan çıkarmak mümkün. Bunun için çevre karşıtı projelerden vazgeçmeli, yan sanayi de oluşturabilecek seviyede, raylı sistem araçları ve uçak üretiminden oluşacak en az iki sanayi üssünü Eskişehir’e kazandırmalıyız.

MHP Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir

++++

Eskişehir’in en büyük sorunu nedir?

Bu suali cevaplarken sorunu tek bir konuya indirgemenin doğru olmayacağı kanaatindeyim. Tek bir gündem etrafında buluşmak bu şehre ve bu şehrin halkına haksızlık olacaktır. Netice itibariyle, bu kentte yaşayan ve hayatını idame ettirmeye çalışan her vatandaşımızın derdi/sorunu bizim nezdimizde ehemmiyet sahibidir ve Eskişehir’in en büyük sorunu niteliğindedir. Çünkü biz her bir hemşerimizden mesulüz. Mesuliyet şuur gerektirir, sahiplenmeyi gerektirir. Biz imkanlarımız dahilinde ve gücümüzün yettiğince şehrimizin ve şehrimiz insanının sorunları ile maddi manevi hemhâl olup, çözüme ulaştırma noktasında gayret gösteriyoruz. Az önce bir bahse konu açtım ve dikkatinizi buraya çekmek istiyorum. Eskişehir’in her bir vatandaşından mesul olduğumuzu ve bu mesuliyetin sahiplenme gerektiğini düşünüyor ve buna inanıyorum. Evet; Eskişehir’in temel sorunu “sahipsizlik” önemli bir kavram olan bu tanımı ana başlıklar altında toplayıp sorunlarımız hakkında konuşalım ve çözümleri sıralayalım.

Öncelikle Eskişehir’in değerlerinden bahsedelim. Eskişehir’i Eskişehir yapan değerlerden...

Lületaşı; Lületaşı (beyaz altın) Eskişehir’de çıkıyor ve Dünyada eşsiz bir maden yapısına sahip. İnanılmaz bir gelir kaynağı fakat yeterince değerlendirilemiyor. Geçmişte Lületaşı Festivalleri yapılırdı. Lületaşının tanıtımını yapmak adına tekrardan festivallerin yapılması şehrimiz adına büyük bir ticari ve turistik potansiyel arz ediyor. Lületaşı; hem devlet, hem STK’lar, hem de yerel yönetimler tarafından desteklenmeli. Lületaşını iki türlü ele almak lâzım; Madencilik ve El sanatları Lületaşı ustaları desteklenmeli. Görülüyor ki lületaşı maalesef yalnızca evlerde süs olarak kullanılıyor. Bilim insanları lületaşının kanser başta olmak üzere birçok yeni teknolojilerde kullanıldığını söylüyor. Tanıtımının yapılması için yeni pazarlar, yeni yerler bulunmalı. Halk Eğitim Merkezi ustaları ortaklaşa bir proje oluşturulup geleceğin lületaşı ustaları yetiştirilmeli. Yalnızca hediyelik eşya ile sınırlı kalınmayıp, Türk Milletinin değerlerinin ve Türk büyüklerimizin heykelleri yapılarak ülke tanıtımına katkıda bulunulmalı. Bu minvâlde yapılacak olan çalışma ve projelerin şehrin ve ülkenin tanıtımına ciddi mânâda destek sağlayacağı kanaatindeyim.

Bir diğer husus ise tramvay ve Tülomsaş meselesi.

Kentimizde sanayinin gelişmesi TÜLOMSAŞ ile başlamıştır dersek yalan olmaz. Kentimizde Tramvay hatları her geçen gün artıyor ve daha da artacağa benziyor. O yüzden geçmişte de gündeme gelen Tramvayları TÜLOMSAŞ üretmeli fikrinin tekrar gündeme gelmesini istiyoruz. Mesela 2016 yılında “TÜLOMSAŞ gibi bir firma varken tramvayları yaptırmamanız aslında Eskişehir aşığı olmadığınızı gösteriyor.” eleştirilerine Yılmaz Büyükerşen, 2016 yılı Nisan ayında “TÜLOMSAŞ hayatında tramvay yapmış değil. İhaleye gelenler bize ufacık bir dosya verdi. Uçak gemi için bile önce teknik proje hazırlanır daha sonra incelenir. TÜLOMSAŞ belli tarihe kadar çok iyi hizmet verdi ancak sonra sadece lokomotife takıldı. Bu gerçeği kabul edelim” demişti. Fakat bu tezleri çürütecek bir gerçek vardır ki o da; İstiklal Harbinde bile TÜLOMSAŞ vardır. Bizim ehemmiyet verdiğimiz nokta yerli sermaye konusunda çok hassas davranılmalı konusudur. Eskişehir’de TÜLOMSAŞ başta olmak üzere teknoloji ve imkanlar yeterlidir. İlk yerli otomobil Devrim’den, lokomotif yapımına kadar her safhasında TÜLOMSAŞ vardır ve zor görevlerin üstesinden gelmeyi başarmıştır. Türkiye’de ulaşım deyince de akla gelen ilk isim TÜLOMSAŞ olmalıdır. Yılmaz Büyükerşen’in yabancı firmalara olan hayranlığındaki sebep anlaşılmış ve izah edilebilir değildir.

Eskişehirspor’umuzdan bahsedelim.

Eskişehirspor tartışmasız Eskişehir’imizin en büyük markasıdır, gurur ve onur kaynağıdır. Ve dahi kıvancıdır, mutluluğudur. Maalesef Eskişehirspor olarak tarihimizin en zor dönemlerinden geçiyoruz. Ne yazık ki sorumsuz ve keyfi yönetimlerle borç batağına saplandık. Eskişehirspor’un hemen her noktada maddi manevi desteğe ihtiyacı vardır. İstişareler sonrası sorunları tespit etmek ve çözüm üretmek lâzım. O yüzden herkesin yekvücut olması gerekir. Eskişehirspor’umuzu takip ediyoruz. Örneğin; Eskişehirspor Başkanı Sayın Mustafa Akgören; “120 tane sıkıntılı dosyamız var. Biz bu dosyaları kapatmadan şampiyonluğa oynayamayız. Biz hayal satamayız. Bizden şampiyonluk beklemeyin” demişti. Bu gerçekten hareketle ayaklarımız yere basmalı. Basmalı ki, Eskişehirspor’umuzu lâyık olduğu yere taşıyalım. Eskişehirspor için bir araya gelmeliyiz… Eskişehirspor’u bu ligde tutmak ve en kısa sürede süper lige çıkarmak için bir araya gelmeliyiz. Eskişehirspor’umuzun Türkiye’de kimsede olmayan ayrıcalığı büyük Eskişehirspor taraftarıdır. Bu taraftar için Eskişehir’in STK’ları, yerel yönetimleri, siyasi partileri, milletvekilleri, belediyeleri, Sanayi ve Ticaret Odası bir ve beraber hareket etmelidir.

Eskişehir’in geleceğini nasıl görüyorsunuz?

600 büyük ve yüzlerce küçük orta işletmenin yer aldığı 100 bine yakın kişinin istihdam edildiği işletmeler desteklenmeli. Eskişehir Organize Sanayi daha da geliştirilmeli. Üretim ve lojistik merkezi olmalı. Limana bağlantı yollarının özellikle demiryolu bağlantısının yapılması gerekiyor. Termal ve sağlık turizmi başta olmak üzere kültür turizminin de gelişmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu noktada kentimiz özellikle termal turizminde üs olmalı. Komşularımız Afyonkarahisar ve Kütahya’yı yakalamamız ve geçmemiz gerekiyor. Üniversite ve genç nüfus göz ardı edilmemeli ve hizmet sektörü daha da geliştirilmeli. Tabii bu Kentimizin nüvesini bozmadan yapılmalı. Eskişehir’in ticaretten sanayiye, turizmden eğitime, üretimden ulaşıma önümüzdeki 100 yılı planlanmalı. Bunun için istisnasız tüm aktörler masada olmalı. Ortak akıl yürütülmeli. Yerel yönetimler elin taşın altına daha fazla koymalı. İktidar gücü yerel yönetimle uyum içinde koordineli çalışmalı. Birlikten kuvvet ve bereketin doğduğu unutulmamalı. Eskişehir için çekilmez bir hal alan trafik, alt yapı ve otopark sorunlarından bahsetmiyorum bile. Bunlar yıllardan beri konuşulan meseleler fakat bir türlü çözüme kavuşmuş değil. Eskişehir’in geleceğini ise bu elzem sorunlar çözülmeden hiç iç açıcı bulmuyor ve görmüyorum. Ne zaman ki Eskişehir sahipsizlikten kurtulur o zaman Eskişehir ve Eskişehirliler adına güzel şeyler olabilir. Eskişehir’imiz için taşın altına elimizi değil, bedenimizi koymaya hazır ve nazırız. Yeter ki Eskişehir adına iyi ve güzel şeyler görelim.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol