banner198
banner47

"Bazı insanlar o şehrin kaderidir"

Yaklaşık üç yıldır Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği görevinde bulunuyorsunuz. Sırtınızda gerçekten büyük sorumluluk ve yük var. Bu süreç sizin açınızdan nasıl geçti? Böylesine zor ama önemli bir görevi yapmaktan mutlu musunuz?

Rüzgar gibi geçti desem hiç abartmış olmam. Hep zamana karşı yarışıyoruz, bitmek bilmez bir tempo. Bildiğiniz üzere daha önce Büyükşehir Belediyemizde 1. Hukuk Müşaviri olarak görev yapmaktaydım. Aslında bu görevimde edindiğim deneyim ve birikim, yeni görevim olan genel sekreterlikte bana çok yardımcı oldu. Davalar ve hukuki ihtilaflar nedeniyle pek çok birimimizle ve yöneticilerimizle birlikte çalışma imkanım oldu. Yine daha önce sivil toplum ve kent konseyinde yaptığım çalışmalar nedeniyle, şehrin sorunlarına ve dinamiklerine çok aşinaydım.  Çok zorlu bir görev, özel hayatınızdan çok fedakarlık yapmak zorunda kalıyorsunuz. Görev alanımız özellikle 6360 sayılı yasa ile çok genişlediğinden dolayı sorumluluk alanımız çok geniş. Ama şehrimize hizmet etme duygusu ve gururu, tüm bu yorgunluklara dayanma gücü veriyor.

İyi bir hukukçusunuz. Hukukçu kimliğinizin Genel Sekreterlik görevinde sizce olumlu veya olumsuz yansımaları nasıl oldu?

Teşekkür ederim. Hayatta edindiğimiz tüm unvanlar ve görevler gelip geçicidir, geriye mesleğimiz kalır. O nedenle hala fırsat olunca kendimi yargı kararları ve resmi gazete okurken buluyorum. Hukuk Müşavirliğimiz en yakın çalıştığım birimlerimizden biri. Hukukçu bir Genel Sekreter olmanın hem olumlu hem de olumsuz yanları var diye düşünüyorum. Olumlu yanı yürüttüğümüz tüm iş ve işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olması en önemli önceliklerimden biri. Olumsuz yanı bunun işlemleri yavaşlatma ve bürokrasiye boğulma riski. Ama bu riski ortadan kaldıracak deneyimli, hızlı ve pratik çalışan bir kadromuz var. Bu da benim işimi kolaylaştırıyor, bu açıdan şanslıyım.

Aydın bir kent olan Eskişehir’in Büyükşehir Belediyesi’nde bürokrasinin en tepesinde bir kadın genel sekreter. Sizin buradaki varlığınız eminim ki Eskişehir’deki kadınları da mutlu ediyor. Çünkü siz onları da temsil ediyorsunuz.  Bu konudaki düşünceleriniz neler?

Evet, bu konuda çok destek ve övgü alıyorum. Umarım buna layık olabiliyorumdur. Kadın çalışanın ve yöneticinin çok olduğu bir kurumda çalışmaktan gurur duyuyorum ve umutlanıyorum. Katıldığım çoğu toplantıda tek kadın ben oluyorum ve Eskişehir’in kıymetini daha iyi anlıyorum. Bize çok doğal gelen şeyler, başka şehirler için hayal gibi. Kadın mücadelesine ve dayanışmasına çok inanan biri olarak şunu söyleyebilirim, kadın kadının yurdudur, kız kardeşidir.

Vitrinde olan ve taraflı tarafsız herkesin takdir ettiği bir bürokratsınız. Mutlaka size ileriki günlerde belediye başkan veya milletvekili adaylığı teklifleri olacaktır. İleriye yönelik siyasi hedefleriniz var mı?

Üniversiteyi bitirdiğimden bu yana hep devlet memuru olarak çalıştım. O nedenle siyasetle oy vermek dışında bir bağım olmadı. Ama elbette görevim nedeniyle hem ülke siyasetini, hem de yerel siyaseti yakından takip eden biriyim. Geleceğe dair çok hedefleri olan biri değilim, şu anda önceliğim bu zorlu görevi hakkıyla yerine getirebilmek ve şehrimize en iyi şekilde hizmet etmek.

Yılmaz Büyükerşen Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; Eskişehir için çok güzel ve Türkiye’ye örnek olan projeleri hayata geçirdi. Siz bu projelerden hangisini daha çok beğeniyorsunuz?

Yılmaz Hocanın belediye başkanlığı döneminin yirmi iki yılında gerçekleştirdiği projelerin küçük, büyük hepsi çok kıymetli. Aralarında seçim yapmak zor olduğu gibi çok anlamlı da değil. Çünkü hepsinin kendi içinde bir dengesi var, aslında hepsi birbirini besliyor. Bence önemli olan bütün projelerin şehre kattığı değer. Tüm bu değerler bu şehre bir yaşam tarzı veriyor.  Eskişehir bugün çok değerli bir marka ve bizler bu şehirde yaşamaktan mutlu, huzurlu ve gururluyuz. Bence bazı insanlar, o şehrin kaderi oluyor veya kaderini değiştiriyor.  Barcelona için Antoni Gaudi neyse, Eskişehir için de Yılmaz Büyükerşen aynı. Yıllar, on yıllar, yüzyıllar geçse de adı hep bu şehirle beraber yaşayacak diye düşünüyorum.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi projelerini hayata geçirirken, bazı engellemelerle karşılaşıyor mu?

Yılmaz Hoca belediye başkanı olarak beşinci dönemini çalışıyor, bu dönemlerin ikisini meclis üyeleri bakımında azınlıkta geçirmiş. Kolay bir süreç değil. Ayrıca bir yıldan fazladır tüm belediyelerin yaşadığı pandemi kaynaklı bir ekonomik sıkıntının içindeyiz. Ama şikayet etmeyi seven bir belediye değiliz, mücadeleye devam.  Eldeki sınırlı ve kısıtlı olanaklarla, şehrimiz için en iyisini yapmaya çalışıyoruz.

Sizce Eskişehir’in en büyük sorunu ne?

Bu konuda hem yerel yönetimlerin, hem de merkezi idarenin görevine giren pek çok sorun sayabilirim size.  Ama bence sadece şehrimizin değil, ülkemizin hatta dünyanın en önemli sorunu SU. Biz belediye ve ESKİ Genel Müdürlüğümüzle beraber, şehrimizin bu konudaki tüm kurumlarıyla beraber çalışmaya talibiz ama bu konuda yerel dinamiklerin yapacağı çok sınırlı. Güçlü devlet politikaları gerekiyor.

Pandemi süreci Eskişehir Büyükşehir Belediyesini nasıl etkiledi? Projelerdeki öncelikler değişti mi?

Pandemi süreci zorlu bir süreç oldu hepimiz için, bizim en büyük şansımız dünyadaki gelişmeleri yakından takip ederek, hazırlıklara erken başlamamız oldu. Henüz ülkemizde pandemi ilan edilmeden, Pandemi Koordinasyon Kurulunu kurarak çalışmalarımızı başlattık, kriz belediyeciliği yaptık bir anlamda. Yatırım ve proje belediyeciliğinden çok, hizmet ve sosyal yardım belediyeciliğini ön plana çıkardık. Yatırımlarımız da devam ediyor ve edecek elbette, ama önceliklerimiz değişti. Bu konuda yaptığımız tüm faaliyet ve hizmetleri kamuoyu ile paylaştığımızdan burada tek tek saymayacağım. Ama şunu söylemek isterim dayanışma kolilerimize vatandaşlarımızın gösterdiği ilgi bizi çok mutlu etti. Dünyada bitmeyen pandemi yok. Bu da bitecek şüphesiz ama bu zorlu günler geçtiğinde geriye bu kentin ‘dayanışma kültürü’ kalacak. Bu çok kıymetli bir şey.

Bir avukat olarak, Çoklu Baro sistemi ile ilgili düşünceleriniz neler? Sizce ülkemizde hukuk kuralları doğru işliyor mu?

Çoklu Baro düzenlemesine karşıyım ve çok tehlikeli buluyorum. Avukatlık, kamusal bir görev. Avukatların meslek örgütü olan Barolar da kamusal bir görev ifa ediyor. Benim barom-senin baron gibi ayrımlarla baroların işlevlerini ve gücünü azaltmaya çalışmak endişe verici. Barolar, tabip odaları, TMMOB ve benzeri meslek kuruluşları, hiçbir zaman iktidarların arka bahçesi olmadılar. Güçlü bir muhalif duruşları vardır. Hangi siyasi düşünceye sahip olursak olalım evrensel hukuk kuralları var ve barolar her koşulda bu kurallara sıkı sıkıya bağlıdır. Baroları bölerek kendi kurallarını dayatacağını düşünenler unutmamalıdır ki; güçlü barolar, bağımsız yargı, hukuk güvenliği ve savunma hakkı bir gün herkese lazım olur. Ülkemizde hukuk kurallarının doğru, etkin ve hızlı biçimde işlediğini; bir hukukçu olarak söylemem mümkün değil. Adalet mekanizmasının çok ciddi sorunları var. Cezaların caydırıcılıktan uzak olması,  düşünce ve ifade hürriyetinin önündeki engeller, yargının çok çok yavaş işlemesi, HSK nın bağımsız olmaması, çoklu baro dayatmaları gibi…

Hobilerinize vakit ayırabiliyor musunuz?

Benim işimin en güzel yanı bu belki. Hem çalışıp, hem de hobilerimi gerçekleştirebiliyorum. Belediye faaliyetleri içinde kendimi bir anda güzel bir konser veya tiyatro izlerken bulabiliyorum. Ülkemizin en kıymetli yazarlarını, sanatçılarını ağırlama ve tanıma şansım oluyor. Gençlik ve çocuk merkezlerimizin pek çok faaliyetini izlemek ve katılmak çok keyifli. Yine pek çok güzel sergiyi izleme şansım oluyor. Mesela en son 8 Mart nedeniyle “Kadın Yönetmenler Kısa Film Festivaline” ev sahipliği yaptık. Bu sayede üç günlük festival süresince pek çok kısa film izleme şansım oldu. 

En sevdiğiniz müzik, yemek neler? En son hangi kitabı okudunuz?

Sevdiğim yemekler, müzikler değişebiliyor. Ama itiraf edeyim hamur işlerini her daim çok seviyorum. Tüketirken sağlığıma en az zararlı olacak hale getirmeye çalışıyorum. Müzik zevkim karışık biraz, ama bugünlerde üniversite yıllarında çok dinlediğim müziklere merak sardım tekrar.  Bulup onları dinlemeye çalışıyorum. Ama dinlemekten asla sıkılmayacağım Sting’in “shape of my heart” şarkısı. Şu anda Murat Ağırel’in “Parsel Parsel” adlı kitabını okuyorum.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Size ve Haberes ekibine bu güzel ropörtaj ve sohbet için teşekkür ediyorum, pandemisiz ve sağlıklı günlerde görüşmek dileğiyle.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol