banner189
banner47

İtalyanlar almak için sıraya giriyor

Bin derecede pişirilen sırlı seramik ürün redükte olabilmesi için olgunlaşma sıcaklığındayken özel maşalarla alınıp yanıcı malzemelerin olduğu bir varile konuluyor ve kapağı kapatılıyor. Havasız kalan ürün anlık dokular, renkler ve patlamalar ile bezeniyor. Her ürün kendine has ortaya çıkıyor. Aynı ürünü tekrar yapmak ise imkansız. Özellikle sanatın ileri olduğu ülkelerde dahi, Türkiye’den ‘Raku’ sanatıyla ilgili ürünler talep görmeye başladı. Bilhassa İtalyanların ürünlere ilgisi ise sanatçıları sevindiriyor. Sosyal medyasına koyduğu ürünlerin İtalyanlar tarafından takip edilmesi ve sonrasında gelişen talep ‘Raku’ Sanatçısı Sema Çamoğlu’nu mutlu etti. Cam Seramik Mühendisliğine ek olarak Güzel Sanatlar Seramik bölümü mezunu olan Çamoğlu aldığı bu iki eğitim sayesinde kendi reçetelerini ve ARGE sürecini en iyi şekilde yaptığını gösterdiği başarılı çalışmalarıyla ortaya koyuyor.Raku sanatı hakkında bilgi veren Çamoğlu, “Raku sanatı 16’ncı yüzyılda Japonya’da başlamış ve günümüze kadar çeşitli sanatçıların yorumuyla gelişmiş artistik bir sırdır. Anlamı; neşe, sevgi ve yekliktir. Uygulama süreci bir hayli zor ve tehlikeli. Hem yanma hemde redüksiyon zamanında çıkan yoğun karbonmonoksit gazı nedeniyle zehirlenme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyorum. Tedbirli davranmak profosyonelce yaklaşmak şart diye belirten sanatçı işini severek yaptığını her yönüyle gösteriyor. Sır içerisinde gerçekleşen bakır parlamalar ve etkileri eşsiz bir sunum ortaya çıkarıyor” dedi.


“Yurt dışında bu sanata çok büyük bir ilgi var”
Yurt dışında yapmış oldukları sanatın büyük ilgi gördüğünden bahseden Sanatçı Sema Çamoğlu, “Raku tekniğiyle güzel sanatlarda tanıştım. Etkisi altında kaldım. Çok bağlayıcı bir şey. Tahmin edilebilir belki ama sürprizlerle dolu bir sürece tanıklık ediyorsunuz her defasında. Hiçbir fırının sonucu birbiriyle aynı değil sadece benzer. Sürprizler ve tahmin edilemez sonuçlar, sizi kendisine bağlıyor. Olayın teknik kısmına bağlılığım ise reçeteleri geliştirmeme sebep oldu. Raku sanatının özel bir kitlesi var. Yurt dışında çok büyük bir ilgi var. Benim rakularım İtalya'ya ihraç ediliyor. Ürünlerimi sosyal medya üzerinden keşfetmişler. Benimle çalışmak istediklerini söylediler ziyaretime geldiklerinde eserleri yakından gördükleri an iş ortaklığımız başladı. Yurt dışından sanatsal ürün talep etmek çok yaygındı. Artık Türkiye’deki sanatçıların ne kadar geliştiğini ve yoğun bir çaba sonucunda kendilerini ispatladığını kanıtı oldu. İtalya’nın ülkemizden sanat eseri satın alıyor olması, Türkiye’ye kazandırılmış büyük bir durum diye düşünüyorum. Yeni bağlantılar elbette söz konusu. Böylelikle dünyanın birçok noktasına ulaşacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol