banner112
banner105

1932 de Manisa'nın Kula ilçesinde dünyaya geldi. Çocukluğu doğduğu topraklarda geçti. Ufak tefek fiziğine rağmen umulmadık derecede güçlü bir bünyeye sahipti. Güreş sporuna olan ilgisi ve yeteneğinden dolayı küçük yaşlarda güreşe başladı. Eğitiminin yanı sıra güreş sporunu da başarıyla yürüterek katıldığı müsabakalarda rakiplerinin sırtını bir bir mindere yapıştırmaya başlayınca dikkatleri üzerine çekmeye başladı. 1949 yılında 52 kg. Okullararası Türkiye Birincisi olarak ilk önemli başarısını elde etti ve   17 yaşından itibaren milli mayoyu giymeye başladı…

***

İzmir'in Buca ilçesine bağlı adı sonradan Şirince olan dönemin efsane eğitim kurumlarından "Kızılçullu Köy Eğitim Enstitüsü" de öğrenimine devam ederken Kızılçullu Öğretmen Okulu’nun tamamen kız öğrencilere ayrılması üzerine Aydın Ortaklar Öğretmen Okulu’ndan 1951 yılında başarıyla mezun oldu.  1953 yılında Eskişehir'e öğretmen olarak tayini çıktı. 1930 yılında kurulan ve Eskişehir'de hemen hemen tüm sporların lokomotifi olan Demirspor Kulübünde güreş hayatını sürdürmeye başladı. Diğer taraftan Muttalip bölgesindeki köylerde öğretmenlik yapıyordu. 

***

Ne var ki; Ahmet Bilek öğretmenlik yaparken bile farklı bir profil çiziyordu. Sırtında Ay-Yıldızlı eşofmanıyla küçük minderleri yan yana getirerek derme çatma bir zemin üzerinde köy çocuklarına güreş öğretmek en büyük hobisi olmuştu. Muttalip bölgesinde öğretmenliğe adım atarken aynı zamanda Eskişehir Demirspor Kulübünde sürdürdüğü güreş yaşamıyla da bu sporun doruklarına hızla tırmanmaya başlamıştı.

***

Cumhuriyet tarihinde Köy Enstitülerinden yetişen tek Olimpiyat Şampiyonu olan Ahmet Bilek, 1953 Dünya Şampiyonasında Napoli'de 52 kg. Greko-Romen gümüş, 1955 Akdeniz oyunlarında Barcelona'da  52. Kg. Serbest dalda altın madalya aldı. 1959 Dünya Şampiyonasında Tahran'da 52 kg. Serbest stilde güreşen Ahmet Bilek, önce gümüş, sonra da 1960 Roma Olimpiyatlarında aynı kiloda kazandığı altın madalya ile güreş dünyasının zirvelerine çıktı…

***

1960 yılından sonra "Mithat Bayrak, Müzahir Sille” gibi Türk güreşinin efsane isimleriyle birlikte kariyerine Almanya'da devam eden Ahmet Bilek, henüz 37 yaşında iken bir bunalım sonucu 5 Ekim 1970’te yine bu ülkede hayatına son verdi. Büyük güreşçinin naaşı daha sonra Eskişehir'e getirilerek Odunpazarı Mezarlığında, oldukça kalabalık bir törenle gözyaşları arasında toprağa verildi. Türk güreşinin efsane ismi yaşamı boyunca serbest ve greko-romende 16 defa Türkiye şampiyonu oldu ve 100’ün üzerinde milli mayoyu giydi. Spor tarihimizde bugün bile aşılamamış bir başarı olarak kabul edilen 1960 Roma Olimpiyatları’ndan altın madalya ile dönen yedi güreşçimizden biri olan Ahmet Bilek hem spor tarihimizde hem de gönüllerde yaşamaya devam ediyor...

NOT: Ülkemizin ünlü Güreş Tarihçilerinden Kemal Ateş’in uzun zamandan beri üzerinde titizlikle çalıştığı, Ahmet Bilek’in yaşamını en detaylı şekilde anlatan ve H2O yayınevi tarafından bastırılan “Sessiz Şampiyon” adlı eseri mart ayında kitapçıların raflarında yerini alacaktır. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol