banner8
banner45

GÖRÜNÜM

Anadolu Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Fuat Erdal atandı. Erdal, İbn Haldun Üniversitesi'nde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili ve İktisat Bölüm Başkanı olarak görev yapıyordu. Aslen Eskişehir Mahmudiyeli olan Erdal’a yeni görevinde başarılar diliyorum. Erdal, kendisinden önceki Rektör Çomaklı döneminde sürekli kan kaybeden, AÖF gelirlerinin yüzde 80’inden mahrum edilen üniversitede görev yapacak. İşi kolay değil. Ben yeni Rektörden beklentim bir önceki gibi ‘Rum köyü fethetmiş gibi’ muamele yapmamasıdır. 62 yıllık köklü bir geçmişi olan ve bir mezunu olmaktan gurur duyduğum üniversitemizin bahçesine halkın girmesine izin vermelidir. Bir önceki sokmuyordu. Kampüsün ‘bir cezaevi değil de, bilim yuvası olduğunu’ ortaya koymalıdır. Çomaklı döneminde ‘hiçbir nitelikleri olmadığı halde hemşeri ilişkisiyle getirilenleri’ geri postalamalıdır. Bir Eskişehirli olarak, Anadolu Üniversitesi’nin ‘tarihine, misyonuna ve değerlerine’ sahip çıkmalıdır…

//////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

HUKUK FAKÜLTESİ DEKANI ESKİŞEHİR’E NASIL GELDİ?

Prof. Yılmaz Büyükerşen Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesine beş yıl önce Adaleti sembolize eden 'Themis' heykeli yapıp armağan etmişti. Hukuk Fakültesi Dekanlığı da heykelin altına monte ettiği plakette; "Prof. Dr. Sayın Yılmaz Büyükerşen tarafından yapılarak armağan edilmiştir" yazarak, ona olan şükranlarını belirtmişti. Şafak Ertan Çomaklı tarafından getirilen Hukuk Fakültesi’nin yeni dekanı Hüseyin Özcan Büyükerşen'in isminden rahatsız olarak; ‘plaketin üstünü Türk Bayrağı ile kapatma cüretinde’ bulunmuştu. Peki Burhan Kuzu’ya yakınlığıyla bilinen bu dekan kimdir? Özcan 12 yıllık doçent iken ‘alelacele bir kadro yaratılıp’ Anadolu Hukuk Fakültesi’ne getirildi. Aslında Anayasa Hukuku Hocası olmasına rağmen Devletler Hukukuna geçirildi. Çünkü ‘sadece orada Prof. kadrosu’ vardı. 2016 öncesinde ‘tezini yönettiği beş akademisyenin, birlikte kitap yazdığı bir akademisyenin’ FETÖ’den dolayı ihraç edilmesi ilginç bir tesadüf. Hüseyin Özcan’ın son üç aydır üniversiteye sadece haftada bir geldiği iddia ediliyor. Üniversite tam zamanlı çalışıyor olmasına rağmen üstelik bir yönetici olan Özcan’ın haftada bir gelmesine kim müsaade ediyor?

////////////////////////////////////////////////////////////

HUZUREVİ’NDE 18 KİŞİ ÖLDÜ MÜ?

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Aile Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı Hacı Süleyman Çakır Huzurevi'nde corona virüsü salgını nedeniyle 18 kişinin  (17 yaşlı ile bir çalışan) yaşamını yitirdiği iddialarını TBMM gündemine taşıdı. Çakırözer, huzurevinde yaşanan ölümlerle ilgili soruşturma açılmasını ve ihmali olan yetkililerin yargılanması gerektiğini belirtti. Çakırözer; “Bu kurumda 30’a yakın çalışan personel de bulunmaktadır. Salgın döneminde Türkiye çapında diğer benzer sosyal bakım kurumlarında bu kadar yüksek can kaybı yaşanmazken, Hacı Süleyman Çakır Huzurevi’nde 18 ölüm yaşanması üzücü olduğu kadar kaygı vericidir.  Eğer bu rakamlar doğruysa Eskişehir’deki corona virüsü ölümlerinin üçte biri Süleyman Çakır Huzurevi’nde yaşanmış demektir.  Bu kadar can kaybı normal değildir. Yaşlılarımızın ve idari personelin hayatını kaybetmesinde, kurumda salgın döneminde yaşanan idari boşluğun ve yönetim ihmallerinin etkisi olduğu iddiaları üzerine gidilmeli mutlaka idari ve adli soruşturma açılmalıdır. İhmallerin ana sorumlusu konumundaki Aile Çalışma ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü yetkilileri derhal görevinden alınmalı, gerekirse haklarında yargı süreçleri başlatılmalıdır. Huzurevinde bu yılbaşında, salgından önce yapılan görev değişikliği ile atanan yeni müdür ile müdür yardımcısının görev yerleri olan huzurevi yerine Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nde görevlendirildiği iddiası var. Onların yerine de huzurevinin yöneticiliği görevi müdürlük sıfatı olmayan bir çocuk gelişim uzmanına geçici olarak verilmiş. Salgın tam da bu dönemde huzurevine bulaşmış. Deneyimli bir idareci kadro olsa belki de bu kadar vaka sayısı, bu kadar can kaybı olmayabilirdi. Bu iddialar doğruysa durum çok vahim. Vakalarda ve ölümlerde ihmalin büyük etkisi var.” Çakırözer’in gündeme taşıdığı bu iddialar gerçekten çok vahim. Aile Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk bu iddialarla ilgili konuşmalı. Vali Erol Ayyıldız kendisinden önce yaşandığı iddia edilen bu ölümleri araştırmalı. Bu ölümlerde ihmali olanlar cezalandırılmalı.

//////////////////////

NOSTALJİ

ESKİŞEHİRLİNİN SELAMİ AMCASI

31 yıl önce. 26 Mart 1989 gece saat 01.00’de. Yer: SHP(Sosyal Demokrat Halkçı Parti) Eskişehir parti binasının önü. Yerel seçim sonuçları açıklanıyor. Merhum Selami Vardar 79 bin 767 oy ile Eskişehir Belediye Başkanlığına seçiliyor. Toplam oyların yüzde 43,11’ini alan Vardar, partilileriyle birlikte büyük sevinç yaşıyor. Fotoğrafta SHP’liler ile seçim zaferini kutlayan Vardar parti binasından ayrılmak üzere. Fotoğrafta, 31 yıl öncesinde SHP’nin genç Merkez İlçe Başkanı Erdal Çakıcıer, partinin önde gelen isimleri Mustafa Taşlak ve Erdoğan Ulukan dikkat çekiyor. O seçimde ikinci parti DYP oluyor. DYP’nin sendikacı adayı Muhittin Yılmaz 51 bin 869 oy aldı. İktidar partisi olan ANAP’ın adayı olan Fethi Heper 35 bin 396 oyda kaldı. Vardar Eskişehir altyapısını yaparak, kentin çamurdan kurtarılmasında önemli rol oynadı. Eskişehirlilerin ‘Selami Amcasıydı’, 1973-1977 ve 1989-1994 yılları arasında iki dönem belediye başkanlığı yaptı. Halkın başkanı olarak siyasi ayrım yapmadan gerçekleştirdiği hizmetlerle Eskişehir’e damgasını vurdu. 19 yıl önce 24 Ağustos 2001’de vefat etti. Dürüst ve çalışkan kişiliğiyle kentimize büyük hizmetleri olan merhum Vardar’a Allah’tan rahmet diliyorum. Hizmetlerini Eskişehir halkı asla unutmayacak…

/////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

//////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

FIKRA

Alışkanlık

Patron inşaatında çalıştırdığı işçisine haftalığını ödedikten sonra işçi “200 lira eksik verdiniz” demiş. “Seni uyanıııkk..!” diye cevap vermiş patron, “Geçen hafta bilerek 200 lira fazla verdim, gıkını çıkartmadın ama?” İşçi boynunu büküp “Hatalı ödeme bir kereye mahsus olabilir efendim” demiş “Ama bunu alışkanlık haline getirdiğinizi hissettim, sadece o nedenle uyarmak istedim, o kadar..!”

/////////////////////////////////////

ÇİVİ

"Kadıyı satın aldığın gün adalet ölür... Adaleti öldürdüğün gün Devlet de ölür."  Fatih Sultan Mehmet

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol